Hava Durumu

#Sinema

- Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖNDER ÖNGÜÇ: “EKRAN DEĞİŞİYOR, İZLEYİCİ DEĞİŞİYOR” Haber

ÖNDER ÖNGÜÇ: “EKRAN DEĞİŞİYOR, İZLEYİCİ DEĞİŞİYOR”

Sektörün deneyimli yapımcılarından Önder Öngüç, Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’ya özel açıklamalarda bulundu. Öngüç; televizyon ve sinemadan dijital platformlara uzanan dönüşümü, sosyal medyanın yapım sektörüne etkisini ve yapay zekânın prodüksiyon dünyasının geleceğindeki yerini değerlendirdi. Film ve reklam yapımcılığı alanında uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren yapımcı Önder Öngüç, Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’nun sorularını yanıtladı. Televizyon ve sinemadan dijital platformlara yaşanan hızlı dönüşüme dikkat çeken Öngüç, izleyici alışkanlıklarının artık köklü biçimde değiştiğini söyledi. İnsanların neyi, nerede ve ne zaman izleyeceğine kendisinin karar vermek istediğini belirten Öngüç, yapımcıların da içerik üretim anlayışlarını bu yeni döneme göre şekillendirmesi gerektiğini ifade etti. SOSYAL MEDYA YAPIM SEKTÖRÜNÜ DEĞİŞTİRDİ Sosyal medyanın sektörde yeni bir dönem başlattığını belirten Öngüç, geçmişte bir içeriğin geniş kitlelere ulaşabilmesi için televizyon kanalları, sinema salonları veya büyük dağıtım ağlarına ihtiyaç duyulduğunu, bugün ise güçlü bir içeriğin dijital platformlar aracılığıyla çok kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğini söyledi. Öngüç, bu değişimin yalnızca içeriğin yayınlandığı mecraları değil, prodüksiyon süreçlerini ve izleyiciyle kurulan ilişkiyi de değiştirdiğine dikkat çekti. “HİKÂYE ANLATICILIĞI HÂLÂ EN ÖNEMLİ UNSUR” Teknolojinin gelişmesiyle kaliteli görüntü üretmenin geçmişe göre kolaylaştığını ifade eden Öngüç, profesyonel yapımcılığın yalnızca teknik ekipmanla ölçülemeyeceğini vurguladı. Doğru hikâyeyi anlatmanın, doğru ekibi oluşturmanın ve izleyicide duygu yaratabilmenin hâlâ işin temelini oluşturduğunu belirten Öngüç, teknolojinin yaratıcı düşüncenin önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. REKLAM DÜNYASINDA YENİ DÖNEM Reklam sektörünün de dijitalleşmeyle birlikte büyük bir dönüşüm yaşadığını anlatan Öngüç, artık yalnızca tek bir reklam filmi üretmenin yeterli olmadığını ifade etti. Markaların aynı kampanya içerisinde televizyonun yanı sıra Instagram Reels, TikTok, YouTube ve farklı dijital platformlara özel içerikler üretmek zorunda kaldığını belirten Öngüç, prodüksiyon şirketlerinin de bu çoklu yayın anlayışına uyum sağlaması gerektiğini kaydetti. YAPAY ZEKÂ PRODÜKSİYON DÜNYASINI NASIL DEĞİŞTİRECEK? Yapay zekânın yapım sektöründe giderek daha fazla kullanılmaya başlanmasını da değerlendiren Öngüç, teknolojinin sektörü ortadan kaldıracak bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Yapay zekânın fikir geliştirme, ön görselleştirme ve post prodüksiyon gibi birçok alanda süreçleri hızlandırabileceğine dikkat çeken Öngüç, insan yaratıcılığı ve duygusunun ise yapım dünyasının merkezinde kalmaya devam edeceğini ifade etti. TÜRK YAPIMLARININ ULUSLARARASI POTANSİYELİ Türkiye’nin güçlü bir hikâye anlatma kültürüne ve önemli bir prodüksiyon tecrübesine sahip olduğunu belirten Öngüç, Türk yapımlarının uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma gelebileceğine dikkat çekti. Uluslararası ortak yapımların artırılmasının önemine değinen Öngüç, Türkiye’nin sahip olduğu yaratıcı insan kaynağı ve prodüksiyon tecrübesinin dünya pazarında önemli fırsatlar oluşturabileceğini söyledi. GENÇLERE ÇAĞRI: TEK BİR ALANLA SINIRLI KALMAYIN Sektöre adım atmak isteyen gençlere de tavsiyelerde bulunan Öngüç, günümüz yapım dünyasında yalnızca kamera kullanmayı bilmenin yeterli olmadığını belirtti. Kurgu, senaryo, sosyal medya, yapay zekâ ve değişen izleyici davranışlarının birlikte takip edilmesi gerektiğini ifade eden Öngüç, gençlerin teknolojiyi kullanırken hikâye anlatma becerilerini de geliştirmelerinin önemine dikkat çekti. Sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini özetleyen Önder Öngüç, değişimin yalnızca ekranlarda değil, izleyicinin beklentilerinde de yaşandığını vurgulayarak şu ifadeyi kullandı: “Ekran değişiyor, izleyici değişiyor ve buna ayak uyduramayan içerik anlayışı geride kalıyor.”

Menajerliğe Dijital Çözüm: NeoStage Haber

Menajerliğe Dijital Çözüm: NeoStage

Sinema ve televizyon sektöründe yeteneklerin keşfedilmesi, projelere başvuru yapılması ve doğru ekiplerin oluşturulması süreçlerine dijital bir çözüm sunmak amacıyla NeoStage hayata geçirildi. Evren Köse’nin sektörde yıllar içerisinde gözlemlediği ihtiyaçlardan yola çıkılarak kurulan platform; oyunculardan yönetmenlere, yapımcılardan teknik ekiplere ve yaratıcı departmanlara kadar sektörün farklı alanlarında çalışan isimleri ortak bir dijital ağda buluşturmayı amaçlıyor. Oyuncular ve yeni yetenekler kendilerini tanıtabilecek NeoStage kullanıcıları; mesleki deneyimlerini, yeteneklerini ve daha önce yer aldıkları çalışmaları içeren profesyonel profiller oluşturabilecek. Oyuncular ve oyuncu adayları, açılan proje ve iş ilanlarını inceleyerek başvurularını doğrudan platform üzerinden gerçekleştirebilecek. Böylece sektöre yeni adım atan yeteneklerin kendilerini gösterebilmesi, profesyonellerin yeni projelere ulaşabilmesi ve yapım ekiplerinin aradıkları isimlerle daha hızlı bağlantı kurabilmesi hedefleniyor. NeoStage yalnızca deneyimli sektör çalışanlarına değil; oyuncu adaylarına, yeni mezunlara ve kariyerine sinema ya da televizyon alanında yön vermek isteyen genç yeteneklere de açık olacak. Yapımcılar doğru ekibe daha kolay ulaşacak Platform üzerinden proje ve iş ilanları yayımlanabilecek, başvurular değerlendirilebilecek ve yapımlar için ihtiyaç duyulan ekipler oluşturulabilecek. NeoStage’in bu yapısıyla menajerlik, oyuncu seçimi, ekip kurma ve profesyonel iletişim süreçlerine dijital destek sunması planlanıyor. Sistem aynı zamanda yapım süreçlerinde ihtiyaç duyulan karavan, stüdyo ve teknik ekipman gibi hizmetlere erişimi de kolaylaştıracak. Böylece insan kaynağından teknik ihtiyaçlara kadar birçok başlığın tek bir dijital ağ içerisinde buluşturulması amaçlanıyor. Sektörün tüm paydaşları aynı platformda NeoStage Kurucusu Evren Köse’nin öncelikli hedefi, sinema ve televizyon sektörünün farklı alanlara dağılmış yapısını daha düzenli, erişilebilir ve kapsayıcı bir platformda bir araya getirmek. NeoStage’in; yeni yeteneklerin keşfedilmesine, profesyonel bağlantıların kurulmasına, projelerin doğru oyuncu ve ekiplerle buluşmasına ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Türkiye’de faaliyetlerine başlayan platformun zaman içerisinde büyütülerek yaratıcı endüstrileri kapsayan güçlü bir profesyonel ekosisteme dönüştürülmesi hedefleniyor.

Göbeklitepe Film Festivali'nde Erkan Can ve Güven Kıraç'dan Sinema Üzerine Değerlendirmeler Haber

Göbeklitepe Film Festivali'nde Erkan Can ve Güven Kıraç'dan Sinema Üzerine Değerlendirmeler

Erkan Can ve Güven Kıraç, '4. Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali'nde sinema ve festivallerin kültürel etkilerini değerlendirdi. Şanlıurfa'nın sinema ile dünya ile buluştuğuna vurgu yapan Can, komedi filmlerinin yaygınlığını da gündeme getirdi. Kıraç ise festivallerin toplumla iletişim kurma şansı tanıdığını söyledi. Oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç, "4. Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali" çerçevesinde sinemaseverlerle buluştu. Oya Doğan'ın moderatörlüğünü üstlendiği sohbet, Reji Kilisesi olarak bilinen Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür ve Sanat Merkezi'nde yapıldı. Söyleşinin açılışında konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, kentin geleceğe ilham veren kapılar açtığını ifade ederek, "Şanlıurfa, geçmişin bilgeliğini, geleceğin vizyonuyla buluşturan, kültürüyle, müziğiyle, gastronomisiyle, tarihiyle, inancıyla ve en önemlisi insanıyla dünyaya ilham veriyor. Şanlıurfa'mız Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali'yle artık sinema sanatıyla da anılacak. Evrensel bir kültür dilinde kendi sesini duyurmaya devam edecektir." dedi. Gülpınar, Göbeklitepe'nin binlerce yıllık mirasının bugün hala bu toprakların ruhunda yaşadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Biz de bu ruhu sinemanın gücüyle birleştirmeyi önemsiyoruz. Festivalimiz sadece bir organizasyon değil, film izleme etkinliğinden öte farklı şehirlerden ve ülkelerden sanatçılarla buluşması, kültürlerin etkileşimidir. İşte bu, festivalin en değerli özelliğidir. Bir yandan sinemanın evrensel diliyle kültürler arasında bağ kurarken, diğer yandan bu kadim coğrafyanın sesini, rengini ve hikayesini dünyayla buluşturuyoruz. Her film, insanlığın ortak hikayesine yeni bir bakış, anlam ve ses katıyor." "Günümüzde sinema kaybolmuş gibi, herkes komedi filmlerine yöneliyor" Erkan Can, Şanlıurfa'nın Göbeklitepe ve Karahantepe'deki arkeolojik çalışmalarla büyük bir ivme kazandığını ifade ederek, bir kenti tanıtmanın en iyi yolunun kültürel festivaller olduğunu söyledi. Şanlıurfa'da olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getiren Can, Güven Kıraç'la olan dostluğundan bahsederek, "Aramızda büyüklük küçüklük gibi bir ayrım yoktur. Pek çok konuda Güven'e danışırım. Hayatım boyunca 'Ben büyüğüm, abiyim.' gibi bir düşünceye kapılmadım. 40 yıldır bu dostluğumuz saygı ve sevgiyle devam ediyor." dedi. Can, aslında bir derdi, meseleyi anlatmak amacıyla sinemanın yapıldığına dikkat çekerek, "Günümüzde sinema yokmuş gibi herkes komedi filmlerine yöneliyor. Ticari kaygılar, ekonomik sebepler senaristleri masrafsız, komedi ve eğlenceli filmler yapmaya itiyor. Ancak bu da bir dönemdir, geçecektir. Daha iyi senaryolar gelecektir." değerlendirmesinde bulundu. "Festivaller, kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle buluşma olanağı sunar" Güven Kıraç da festivallerin sinema sektöründe bir sosyalleşme alanı olduğunu belirterek, "Bu festivaller vesilesiyle halkla birlikte oluyoruz. Kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle bir araya gelme fırsatı sağlıyor." dedi. Erkan Can'la birçok filmde yer aldıklarına değinen Kıraç, şunları ekledi: "Halihazırda üçüncü yılında olduğumuz bir tiyatro oyunu (Alevli Günler) var. Sevgili Urfalı tiyatroseverlerle bundan 4–5 ay önce buluşturma fırsatımız oldu. Yeniden Urfa'da bu oyunu sergilemek isteriz. Birlikte yarattığımız gezi programlarımız da var. Talk show diye bilinir, ben bizim programımıza walk show diyorum. Yani talk showda bir stüdyoda olurken, bizim stüdyomuz bütün dünyadır. O dünya fonunda yürüyerek bir şeyler anlatıyoruz. Bunun da seyirlik tarafı oldukça yüksek olmalı ki neredeyse 10 yıldır bu programları çekiyoruz." Kıraç, Doğu Demirkol ve Cem Gelinoğlu'nun hazırladığı "Kardeşler Araştırma" komedi filmi ve "Mutter" adlı festival filminde yer aldığını belirtip, farklı projelerde senaryo okuma aşamasında olduğunu belirtti. Yapay zekayla sinema, görsel sanatlar ve müzik gibi birçok sektörün endişe yaşadığını belirten Kıraç, "Hologramlar ve görseller dünyasına yaklaştığımızda, aktörler ve aktrisler de benzer kaygıları taşır. 'Tiyatro sanatı asla ölmez.' dediğimiz sanatlar arasındadır. Zaman zaman kan kaybı yaşasa da, on binlerce yıldır var olmayı sürdürüyor. Burada da hologramlarla dair kaygılarım arttı." dedi. Programda ayrıca, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar tarafından Kıraç ve Can'a onur ödülü takdim edildi.

Doha Film Festivali İlk Yılında Yoğun İlgiyle Tamamlandı Haber

Doha Film Festivali İlk Yılında Yoğun İlgiyle Tamamlandı

Katar’ın başkenti Doha’da bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Doha Film Festivali yoğun bir ilgiyle tamamlandı. Festival süresince 62 ülkeden 97 film, farklı kültürlerin hikâyelerini beyazperdeye taşıyarak sinemaseverlerle buluştu. Kapanış gecesinde uluslararası jüri, festivalin öne çıkan yapımlarını ödüllendirirken etkinlik, bölgenin yeni sinema merkezi olma iddiasını da güçlendirdi. Jüri değerlendirmesi sonucunda “En İyi Anlatı” ödülünü Sleepless City adlı film kazanırken, belgesel kategorisinin birincisi My Father and Qaddafi oldu. “En İyi Sanatsal Başarı” ödülü bu yıl iki yapım arasında paylaştırıldı: With Hasan in Gaza ile Renoir. Oyunculuk dalında ise Once Upon a Time in Gaza filmindeki performanslarıyla Majd Eid ve Nader Abd Alhay birlikte ödüle layık görüldü. Özel Mansiyon ödülü The Reserve isimli filme verildi. Gençlik jürisinin değerlendirdiği Ajyal kategorisinde “En İyi Uzun Metraj” ödülü The Voice of Hind Rajab’a giderken, festival boyunca seyircilerin oylarıyla belirlenen Seyirci Ödülü’nün sahibi Cotton Queen oldu. Doha Film Institute yetkilileri, ilk yılında elde edilen bu başarıyla festivalin uzun vadede uluslararası sinema dünyasının güçlü buluşma noktalarından biri hâline geleceğini vurguladı. Etkinlik, farklı coğrafyalardan gelen hikâyeleri aynı sahnede bir araya getirerek sinemanın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.