Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

- Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’un ortasında “nefes” alan yeni bir destinasyon: Nefes Orman Haber

İstanbul’un ortasında “nefes” alan yeni bir destinasyon: Nefes Orman

İstanbul’un yoğun kent yaşamından uzaklaşmak isteyenleri doğa, spor, kültür, sanat, eğlence ve sosyal yaşamla buluşturan Nefes Orman İstanbul, klasik rekreasyon anlayışının ötesine geçen yeni nesil bir şehir destinasyonu olarak büyüyor. İstanbul’da günübirlik turizme yeni bir alternatif oluşturmayı hedefleyen Nefes Orman; çocuklu ailelerden gençlere, spor tutkunlarından kurumsal gruplara, yerli ve yabancı ziyaretçilerden kültür-sanat takipçilerine kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine hitap eden çok yönlü bir yaşam ekosistemi olarak kurgulanıyor. Projenin kurucusu Mustafa Özdemir, Nefes Orman’ın temel yaklaşımını “Nefes alacak alanlar tasarlıyorum” sözleriyle ifade ediyor. Özdemir, projenin çıkış noktasını şöyle anlatıyor: “İstanbul gibi büyük bir metropolde insanların doğaya ulaşmak için şehirden saatlerce uzaklaşmak zorunda kalmaması gerektiğine inanıyorum. İnsanların çocuklarıyla kaliteli zaman geçirebildiği, spor yapabildiği, kültür ve sanatla buluşabildiği, eğlenebildiği ve doğaya dokunabildiği yeni yaşam alanlarına ihtiyacımız var. Nefes Orman’ı bu anlayışın üzerine kurduk.” DOĞA, AİLE, ÇOCUK, SPOR VE DENEYİM AYNI DESTİNASYONDA Nefes Orman’ın en önemli özelliklerinden biri, farklı ziyaret motivasyonlarını tek bir destinasyonda bir araya getirmesi. Doğa yürüyüşleri ve açık hava deneyimlerinin yanı sıra; macera ve outdoor aktiviteleri, dağ kızağı, tenis, binicilik, çocuk deneyim alanları, spor organizasyonları, atölyeler, kurumsal etkinlikler, sahne gösterileri, kültür-sanat buluşmaları, gastronomi ve sosyal yaşam alanları aynı ekosistem içerisinde konumlanıyor. Bu yapı sayesinde Nefes Orman, yalnızca hafta sonu ziyaret edilen bir mesire alanı olmak yerine, günün farklı saatlerinde farklı ziyaretçi gruplarının kullanabileceği çok fonksiyonlu bir rekreasyon ve turizm destinasyonu olmayı hedefliyor. Özdemir, bu yaklaşımı şöyle anlatıyor: “İnsanların buraya yalnızca birkaç saat geçirmek için gelmesini istemiyoruz. Çocuğun başka, anne-babanın başka, gencin başka bir deneyim yaşayabildiği; sporun, eğlencenin, gastronominin, kültürün ve doğanın aynı yerde buluştuğu bir destinasyon oluşturuyoruz. İnsanların Nefes Orman’a tekrar gelmesini sağlayacak şey sadece aktivite değil, burada kurdukları bağ olacak.” İSTANBUL’DA GÜNÜBİRLİK TURİZME YENİ BİR ALTERNATİF Nefes Orman’ın gelecek vizyonunda İstanbul günübirlik turizmi önemli bir yer tutuyor. Kent sakinlerinin yanı sıra İstanbul’u ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere de ulaşmayı hedefleyen proje; doğa, aktivite, spor, aile eğlencesi, gastronomi ve kültür-sanat deneyimlerini bir araya getirerek İstanbul’un klasik turizm rotalarına alternatif bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Özellikle aile ve çocuk turizmi, okul grupları, gençler, kurumsal organizasyonlar, spor toplulukları ve yabancı turist grupları için oluşturulan deneyimlerin Nefes Orman’ın destinasyon kimliğinin önemli parçaları olması planlanıyor. Bu yaklaşım, İstanbul turizminin yalnızca tarihi yarımada, Boğaz ve alışveriş ekseninde değil; doğa, rekreasyon, deneyim ve aktif yaşam üzerinden de çeşitlenmesine katkı sağlayabilecek bir model ortaya koyuyor. DÖRT MEVSİM YAŞAYAN BİR DESTİNASYON Nefes Orman’ın yeni dönem yatırımlarında amaç yalnızca aktivite sayısını artırmak değil, ziyaretçinin alanda geçirdiği süreyi ve deneyimin niteliğini geliştirmek. Açık ve kapalı çocuk deneyim alanlarından spor ve outdoor aktivitelerine, kurumsal etkinliklerden gece deneyimlerine, kültür-sanat programlarından gastronomiye kadar farklı fonksiyonların bir araya getirilmesiyle alanın dört mevsim ve günün farklı saatlerinde yaşayan bir destinasyona dönüşmesi hedefleniyor. Böylece Nefes Orman; sabah doğa ve sporla başlayan, gün içerisinde aile ve çocuk deneyimleriyle devam eden, akşam ise etkinlik, gastronomi, kültür ve sanat programlarıyla yaşayan yeni bir şehir yaşam modeli ortaya koymayı amaçlıyor. “İSTANBUL NEFES ALACAK” Sürdürülebilirlik ve doğayla uyum, projenin büyüme stratejisinin merkezinde bulunuyor. Nefes Orman’ın sosyal medya ve marka iletişiminde kullandığı “İstanbul Nefes Alacak” mottosu da bu vizyonu ifade ediyor. Mustafa Özdemir gelecek hedeflerini şu sözlerle özetliyor: “Bizim için mesele sadece yeni aktiviteler yapmak veya daha fazla ziyaretçi ağırlamak değil. İstanbul’a gerçek anlamda yeni bir yaşam ve turizm destinasyonu kazandırmak istiyoruz. Çocuğun doğayla tanıştığı, gencin spor yaptığı, ailenin birlikte zaman geçirdiği, insanların kültür ve sanatla buluştuğu bir alan hayal ediyoruz. Bunu yaparken de doğayı tüketen değil, doğayla birlikte yaşayan bir model oluşturmak zorundayız.” Nefes Orman İstanbul, doğa, aile, çocuk, spor, outdoor, kültür, sanat, gastronomi ve eğlenceyi aynı ekosistem içerisinde buluşturan yapısıyla İstanbul’un yeni nesil rekreasyon, deneyim ve günübirlik turizm destinasyonlarından biri olma yolunda ilerliyor. Nefes Orman — İstanbul Nefes Alacak.

Bilim Temelli Büyüme Modeli: Clasy Care Global Pazarda A-Class Standartlarıyla Yükseliyor Haber

Bilim Temelli Büyüme Modeli: Clasy Care Global Pazarda A-Class Standartlarıyla Yükseliyor

Kişisel bakım sektörü, son yıllarda yalnızca estetik kaygılarla değil; bilim, sürdürülebilirlik ve bilinçli tüketim ekseninde yeniden şekilleniyor. Bu dönüşümün dikkat çeken markalarından biri olan Clasy Care, kısa sürede oluşturduğu güçlü marka algısı ve uluslararası büyüme stratejisiyle ekonomi çevrelerinin radarına girdi. Clasy Care CEO’su Özcan Aydın, markanın doğuş hikâyesinden global hedeflerine kadar uzanan yolculuğu değerlendirdi. Özcan Aydın’a göre Clasy Care’in çıkış noktası, kişisel bakımın yüzeysel bir güzellik anlayışından ibaret olmadığı fikrine dayanıyor. Marka, “iyi hissetmek” ile “bilinçli bakım” arasındaki bağı merkeze alarak; bilimi, şeffaflığı ve erişilebilir kaliteyi temel alan bir vizyonla doğdu. Bugün ulaşılan nokta ise bu vizyonun istikrarlı biçimde hayata geçirilmiş bir sonucu olarak tanımlanıyor. Yoğun rekabetin yaşandığı kişisel bakım pazarında Clasy Care’i farklılaştıran en önemli unsurun net bir duruş olduğuna dikkat çeken Aydın, markanın abartılı vaatler yerine kanıtlanabilir faydalara odaklandığını vurguluyor. Trendleri kısa vadeli bir pazarlama aracı olarak görmek yerine, doğruluğu ve kalıcılığı esas alan bir üretim anlayışı benimsediklerini belirten Aydın, “Bizim için farklılaşma daha çok konuşmak değil, daha doğru üretmek” ifadelerini kullanıyor. Clasy Care’in kendisini “A-class” bir marka olarak konumlandırmasının arkasında ise sürecin her aşamasında uygulanan yüksek standartlar yer alıyor. Formülasyondan hammadde seçimine, ambalajdan regülasyon uyumuna kadar tüm aşamalarda “en iyisi mi?” sorusunun sorulduğunu belirten Aydın, kalite anlayışlarının yalnızca ürün sonucuyla sınırlı olmadığını, sürecin tamamına yayıldığını ifade ediyor. Bilim, teknoloji ve inovasyon markanın ürün geliştirme stratejisinin temelini oluşturuyor. Clasy Care, ürünlerini geliştirirken akademik literatür, etkin içerik kombinasyonları ve cilt biyolojisini rehber alıyor. Dijitalleşmeyi ise bir gösteri unsuru olarak değil, tüketiciyle bilgi temelli bir bağ kurmanın aracı olarak konumlandırıyor. Marka, dijital kanallar üzerinden ürünlerin arkasındaki bilimsel yaklaşımı daha şeffaf şekilde tüketiciyle buluşturmayı hedefliyor. Etik üretim ve sürdürülebilirlik konusu Clasy Care için bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk alanı olarak ele alınıyor. Güvenilir tedarik zinciri, regülasyonlara tam uyum, gereksiz içeriklerden kaçınma ve uzun ömürlü ambalaj çözümleri bu yaklaşımın temel unsurları arasında yer alıyor. Doğaya ve insana saygı, markanın değişmeyen değerleri arasında bulunuyor. Bilinçli tüketici kitlesine hitap etmenin temel yolunun şeffaflıktan geçtiğini vurgulayan Özcan Aydın, içerik listelerinin açık şekilde paylaşılmasına, gerçekten işe yarayan aktif bileşenlere ve sade formülasyonlara önem verdiklerini belirtiyor. Clasy Care, tüketiciyi ikna edilmesi gereken bir hedef kitle olarak değil, bilgilendirilmesi gereken bir yol arkadaşı olarak görüyor. Büyüme stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydın, 2025 ve sonrasında Clasy Care’i en az üç kıtada referans gösterilen bir bakım markası haline getirmeyi hedeflediklerini söylüyor. Ürün gamını genişletirken dağıtım kanallarında kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme modeli benimsediklerini ifade ediyor. Uluslararası pazarlarda aktif olarak yer aldıklarını belirten Aydın, Clasy Care’in bugün Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya ve Suudi Arabistan’da resmi depo ve dağıtım ağlarına sahip olduğunu aktarıyor. Markanın global pazardaki konumlandırması ise “bilim temelli, güvenilir ve ulaşılabilir premium” yaklaşımı üzerine kurulu. Aydın, her pazara aynı dili değil, aynı kalite standardını götürmeyi hedeflediklerini vurguluyor. Müşteri memnuniyeti ve güven kavramının Clasy Care için stratejik bir değer olduğunu dile getiren Özcan Aydın, güvenin bir kez kazanılıp bırakılacak bir unsur olmadığını, sürekli korunması gereken bir ilişki olduğunu ifade ediyor. Satış sonrası sürecin de bu ilişkinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Aydın, tutarlı kalite ve şeffaf iletişimi merkeze alan bir sistemle ilerlediklerini söylüyor. Clasy Care’i tek bir cümleyle özetleyen Özcan Aydın, markayı “gerçek ihtiyaçlara odaklanan, yüksek kaliteli içeriğe sahip bir bakım markası” olarak tanımlıyor. Tüketiciye verilmek istenen ana mesaj ise net: “Sürdürülebilir güzellik.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.