Hava Durumu

#Yapay Zekâ

- Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HELPİGO İLE YOL YARDIM HİZMETLERİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM: YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ YENİ NESİL YOL ASİSTANI Haber

HELPİGO İLE YOL YARDIM HİZMETLERİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM: YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ YENİ NESİL YOL ASİSTANI

AK GRUP tarafından geliştirilen Helpigo; yapay zekâ destekli asistan Hely, QR kodlu araç iletişim sistemi, dijital kaza tutanağı ve konum tabanlı yol yardım hizmetleriyle sürücülere daha güvenli, hızlı ve erişilebilir bir dijital hizmet ekosistemi sunmayı hedefliyor. AK GRUP Teknoloji ve Lojistik Hizmetleri çatısı altında geliştirilen Helpigo, otomotiv sektöründe dijital dönüşüme odaklanan yeni nesil bir yol yardım platformu olarak öne çıkıyor. Çekici ve kurtarıcı hizmetlerinden yapay zekâ destekli dijital asistana, QR kodlu araç iletişim sisteminden dijital kaza tutanağına kadar birçok teknolojik çözümü bir araya getiren uygulama, sürücülerin hem acil durumlarda hem de günlük araç kullanımında ihtiyaç duydukları hizmetlere tek noktadan ulaşmalarını amaçlıyor. Apple App Store ve Google Play Store üzerinden erişime sunulan Helpigo, geleneksel yol yardım hizmetlerini dijital teknolojilerle bütünleştirerek kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hedefliyor. YOL YARDIM HİZMETLERİ TEK UYGULAMADA Helpigo, sürücülerin yolculuk sırasında karşılaşabilecekleri arıza, akü bitmesi, lastik problemi ve çekici ihtiyacı gibi durumlar için dijital çözümler sunuyor. Uygulama üzerinden konum tabanlı yol yardım talebi oluşturulması, çekici ve kurtarıcı hizmetlerine erişilmesi ve hizmet sürecinin dijital ortamda takip edilmesi amaçlanıyor. Platformun tanıtımında 7 gün 24 saat çekici ve kurtarıcı hizmeti, canlı harita üzerinden araç takibi, akü takviyesi ve lastik tamiri gibi hizmetler ön plana çıkıyor. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ DİJİTAL ASİSTAN: HELY Helpigo’nun teknoloji odaklı hizmet modelinin önemli parçalarından birini Hely isimli yapay zekâ destekli dijital asistan oluşturuyor. Sesli komutlarla sürücülere yardımcı olması planlanan Hely’nin, kullanıcıların ihtiyaç duydukları bilgilere daha kolay ulaşmalarını ve yol yardım süreçlerini daha pratik biçimde yönetmelerini sağlaması hedefleniyor. Helpigo uygulamasında hizmete alınacağı duyurulan Hely, platformun yalnızca geleneksel yol yardım hizmetleriyle sınırlı kalmayarak yapay zekâ teknolojilerini de kullanıcı deneyimine dahil etmeyi amaçladığını gösteriyor. QR KODLU ARAÇ KARTIYLA KİŞİSEL BİLGİLERİN KORUNMASI HEDEFLENİYOR Helpigo’nun dikkat çeken teknolojik çözümlerinden biri de QR kod tabanlı araç iletişim sistemi. Geleneksel olarak araç sahipleri, park halindeki otomobillerine ulaşılabilmesi için telefon numaralarını ön cama bırakabiliyor. Ancak bu yöntem, kişisel iletişim bilgilerinin üçüncü kişiler tarafından görülmesine neden olabiliyor. Helpigo QR Araç Kartı, bu ihtiyaca dijital bir alternatif sunuyor. Araç sahipleri uygulama üzerinden QR kod talep ederek araçlarına yerleştirebiliyor. Aracın sahibine ulaşmak isteyen kişiler ise QR kodu okutarak uygulama aracılığıyla bildirim gönderebiliyor. Böylece araç sahibinin telefon numarasını doğrudan paylaşmasına gerek kalmadan iletişim kurulması hedefleniyor. DİJİTAL KAZA TUTANAĞI İLE İŞLEMLERİN KOLAYLAŞTIRILMASI AMAÇLANIYOR Helpigo’nun sunduğu çözümler arasında dijital kaza tutanağı özelliği de bulunuyor. Trafik kazası sonrasında araç sahiplerinin ihtiyaç duyabilecekleri işlemleri dijital ortamda gerçekleştirmelerini kolaylaştırmayı amaçlayan sistem, geleneksel kâğıt ve kalem kullanımına alternatif bir deneyim sunmayı hedefliyor. Platform, bu özelliğiyle yalnızca araç arızaları ve yol yardım ihtiyaçlarında değil, sürücülerin farklı durumlarda karşılaşabilecekleri işlemlerde de kullanılabilecek kapsamlı bir dijital hizmet altyapısı oluşturmayı amaçlıyor. SADECE YOL YARDIM DEĞİL, DİJİTAL GÜVENLİK EKOSİSTEMİ Helpigo, geleneksel yol yardım anlayışının ötesine geçerek sürücülerin yolda karşılaşabilecekleri belirsizlikleri azaltmayı ve ihtiyaç duydukları hizmetlere daha kolay ulaşmalarını sağlamayı hedefliyor. Platformun hizmet yaklaşımında yalnızca araç çekme ve kurtarma işlemleri değil, dijital güvenlik, kişisel bilgilerin korunması, kullanıcı deneyimi ve hizmet süreçlerinin şeffaf biçimde yönetilmesi de yer alıyor. Yol yardım sektöründe karşılaşılabilen hizmet süreçlerine ilişkin sorunlar, fiyatlandırma belirsizlikleri ve kişisel veri güvenliği gibi konulara teknoloji tabanlı çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor. Konum tabanlı hizmetler, dijital asistan desteği, akıllı QR kod iletişim sistemi ve dijital bildirim özellikleriyle sürücülerin farklı ihtiyaçlarının bütünleşik bir platform üzerinden karşılanması hedefleniyor. HEDEF, HER ARACIN ÖN CAMINDA YER ALMAK Helpigo’nun uzun vadeli hedefleri arasında uygulamanın daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması ve QR kodlu araç iletişim sisteminin yaygınlaştırılması bulunuyor. Platformun gelecek vizyonunda, Helpigo’nun araç sahiplerinin telefonlarında ve otomobillerin ön camlarında yer alan, günlük yaşamın bir parçası haline gelen dijital bir güvenlik ve iletişim çözümüne dönüşmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda QR Araç Kartı teknolojisinin yaygınlaştırılması, sürücülerin park halindeki araçlarıyla ilgili bildirimlere kolayca ulaşabilmesi ve kişisel iletişim bilgilerinin doğrudan paylaşılmasına gerek kalmadan iletişim kurulabilmesi hedefleniyor. Helpigo’nun hizmet modelinde kullanıcı deneyimi ve güven duygusu önemli bir yer tutuyor. Platform, özellikle beklenmedik durumlarda sürücülerin ihtiyaç duydukları hizmetlere tek uygulama üzerinden ulaşmalarını sağlayarak yolculuk sırasında yaşanabilecek belirsizlikleri azaltmayı amaçlıyor. OTOMOTİV VE TEKNOLOJİYİ BULUŞTURAN YENİ NESİL HİZMET MODELİ Otomotiv sektöründe dijitalleşme yalnızca araç üretim teknolojileriyle sınırlı kalmıyor. Satış sonrası hizmetler, müşteri deneyimi, yol yardım sistemleri ve araç sahipleriyle iletişim süreçleri de dijital dönüşümün önemli alanları arasında yer alıyor. Helpigo, bu dönüşüm doğrultusunda yapay zekâ, konum tabanlı hizmetler, dijital bildirim sistemleri ve QR kod teknolojisini aynı platformda bir araya getiriyor. Geliştirilen hizmet modeli, sürücülerin farklı ihtiyaçları için birden fazla hizmet kanalına başvurmak yerine işlemlerini tek uygulama üzerinden gerçekleştirebilmesini esas alıyor. Özellikle kişisel bilgilerin korunmasına yönelik QR kod sistemi ve yapay zekâ destekli Hely asistanı, markanın geleneksel yol yardım hizmetlerinden farklılaşmayı amaçladığı alanlar arasında bulunuyor. YOL YARDIM HİZMETLERİNDE DİJİTAL GELECEK Otomotiv sektöründe dijital hizmetlere yönelik ihtiyaçların artması, yol yardım alanında da teknoloji tabanlı yeni iş modellerinin gelişmesine zemin hazırlıyor. Helpigo, bu değişim doğrultusunda sürücülerin acil durumlarda ihtiyaç duydukları hizmetleri dijital ortamda bir araya getirirken günlük araç kullanımını kolaylaştırabilecek teknolojilere de odaklanıyor. Yapay zekâ destekli dijital asistan, QR kodlu araç iletişim sistemi, dijital kaza tutanağı ve konum tabanlı yol yardım çözümleriyle platformun kapsamının genişletilmesi hedefleniyor. Türkiye’de geliştirilen Helpigo, yol yardım hizmetlerini teknoloji odaklı bir yapıya dönüştürme hedefiyle büyümeyi amaçlarken sürücülere yalnızca acil durumlarda değil, günlük yolculuklarında da eşlik eden dijital bir yol arkadaşı olmayı hedefliyor.

LEVENT İNCE: “TAKLİT EDEREK DİKKAT ÇEKEBİLİRSİNİZ; ÖZGÜN OLARAK İZ BIRAKIRSINIZ” Haber

LEVENT İNCE: “TAKLİT EDEREK DİKKAT ÇEKEBİLİRSİNİZ; ÖZGÜN OLARAK İZ BIRAKIRSINIZ”

Başkent İletişim Akademisi Kurucusu Levent İnce, Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’nun sorularını yanıtladı. İletişim eğitiminden yapay zekâya, medya sektörünün geleceğinden gençlerin kariyer yolculuğuna kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan İnce, iletişim dünyasında kalıcı olmanın yolunun özgünlükten geçtiğini söyledi. 1999 yılında Başkent İletişim Akademisi’ni kurarken amacının yalnızca bir eğitim kurumu oluşturmak olmadığını belirten Levent İnce, insanların kendi seslerini bulabilecekleri bir alan yaratmayı hedeflediğini ifade etti. İnce, “İnsanların büyük bir kısmı aslında bilgisizlikten değil, kendilerini ifade edememekten dolayı geride kalıyor. Çok şey biliyorlar ama anlatamıyorlar. Çok şey hissediyorlar ama aktaramıyorlar” dedi. İletişim eğitimini teknik becerilerin ötesinde değerlendirdiğini vurgulayan İnce, diksiyon, oyunculuk ve spikerliğin insanın kendisini keşfetme yolculuğunun parçaları olduğunu söyledi. “ŞÖHRET İLE BAŞARI AYNI ŞEY DEĞİL” Savaş Uğurlu’nun, iletişim, medya ve oyunculuk sektörlerine adım atmak isteyen gençlerin en büyük yanılgısının ne olduğuna ilişkin sorusuna İnce, “Şöhret ile başarıyı aynı şey sanmaları” yanıtını verdi. Sosyal medya çağında görünür olmanın kolaylaştığına ancak görünür olmak ile değer üretmenin aynı anlama gelmediğine dikkat çeken İnce, gençlerin sonuçtan çok sürece odaklanmaları gerektiğini söyledi. İnce, “Ekranın arkasında yıllar süren emek, disiplin, eğitim ve sabır vardır. İletişim dünyasında kalıcı olmak istiyorsanız önce kendinizi inşa etmeniz gerekir. Çünkü insanın kariyeri, karakterinin önüne geçtiğinde başarı kısa ömürlü olur” ifadelerini kullandı. “GELECEĞİN EN DEĞERLİ BECERİSİ BİLGİYİ ANLAMLANDIRMAK OLACAK” Yapay zekânın iletişim dünyasını ve eğitim sistemini hızla değiştirdiğini belirten İnce, bilgiye ulaşmanın artık tek başına yeterli olmadığını söyledi. Geleceğin iletişimcilerinde eleştirel düşünme, yaratıcılık ve empati becerilerinin öne çıkacağını ifade eden İnce, “Bir zamanlar insanlar bilgiye ulaşmak için yıllar harcıyordu. Bugün birkaç saniyede ulaşabiliyoruz. Bu nedenle geleceğin en değerli becerisi bilgi sahibi olmak değil; bilgiyi anlamlandırabilmek olacak” dedi. Yapay zekânın birçok işi kolaylaştıracağını kaydeden İnce, teknolojinin insanın merak etme, sorgulama ve özgün düşünme becerisinin yerini alamayacağını vurguladı. “TAKLİT EDEREK DİKKAT ÇEKEBİLİRSİNİZ” Başkent İletişim Akademisi mezunlarının sektörde fark yaratmasını sağlayan temel unsurun özgünlük olduğunu belirten İnce, kariyerlerinde uzun süre kalıcı olmayı başaran isimlerin ortak özelliklerinden birinin kendi kimliklerini ortaya koyabilmeleri olduğunu söyledi. İnce, bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “Taklit ederek dikkat çekebilirsiniz ama özgün olarak iz bırakırsınız.” Akademide öğrencilere yalnızca meslek öğretmediklerini ifade eden İnce, gençlerin kendi kimliklerini oluşturabilmelerine ve özgüven kazanmalarına da önem verdiklerini belirtti. “GÜVEN, İLETİŞİMİN TEMEL PARA BİRİMİDİR” Medya ve iletişim dünyasında hızın artmasının etik üzerinde baskı oluşturduğunu belirten İnce, özellikle “ilk olma” yarışının doğru bilgi ve derinliğin önüne geçmemesi gerektiğine dikkat çekti. “Güven, iletişimin temel para birimidir” diyen İnce, genç iletişimcilere doğru bilgiye sadık kalmaları, insan onuruna saygı göstermeleri ve popülerlik uğruna karakterlerinden vazgeçmemeleri çağrısında bulundu. “TEKNOLOJİYE HÂKİM OLUN AMA TESLİM OLMAYIN” Önümüzdeki 10 yılda medya ve içerik üretiminde önemli bir dönüşüm yaşanacağını belirten İnce; yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin artacağını, sanal sunucuların ekranlarda daha fazla görüleceğini ve dijital platformların ağırlığının büyüyeceğini ifade etti. Ancak teknolojideki bütün değişime rağmen iletişimin merkezinde insanın kalacağını söyleyen İnce, “İnsan yine güvenmek isteyecek. İnsan yine etkilenmek isteyecek. İnsan yine hikâyelere ihtiyaç duyacak” dedi. Gençlere teknolojiye hâkim olmalarını ancak teknolojiye teslim olmamalarını öneren İnce, “Araçlar değişir. İnsan değişmez. İletişimin özü hâlâ insan ruhuna dokunabilme becerisidir” ifadelerini kullandı. GENÇLERE SON MESAJ Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’nun, “Bugün Türkiye’deki gençlere tek bir cümleyle seslenme şansınız olsa ne söylerdiniz?” sorusuna İnce şu yanıtı verdi: “Kendinizi başkalarıyla yarıştırmayı bırakın; enerjinizi kendi potansiyelinizi keşfetmeye harcayın, çünkü dünyanın sizden beklediği şey kendiniz olabilmektir.”

ÖNDER ÖNGÜÇ: “EKRAN DEĞİŞİYOR, İZLEYİCİ DEĞİŞİYOR” Haber

ÖNDER ÖNGÜÇ: “EKRAN DEĞİŞİYOR, İZLEYİCİ DEĞİŞİYOR”

Sektörün deneyimli yapımcılarından Önder Öngüç, Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’ya özel açıklamalarda bulundu. Öngüç; televizyon ve sinemadan dijital platformlara uzanan dönüşümü, sosyal medyanın yapım sektörüne etkisini ve yapay zekânın prodüksiyon dünyasının geleceğindeki yerini değerlendirdi. Film ve reklam yapımcılığı alanında uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren yapımcı Önder Öngüç, Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’nun sorularını yanıtladı. Televizyon ve sinemadan dijital platformlara yaşanan hızlı dönüşüme dikkat çeken Öngüç, izleyici alışkanlıklarının artık köklü biçimde değiştiğini söyledi. İnsanların neyi, nerede ve ne zaman izleyeceğine kendisinin karar vermek istediğini belirten Öngüç, yapımcıların da içerik üretim anlayışlarını bu yeni döneme göre şekillendirmesi gerektiğini ifade etti. SOSYAL MEDYA YAPIM SEKTÖRÜNÜ DEĞİŞTİRDİ Sosyal medyanın sektörde yeni bir dönem başlattığını belirten Öngüç, geçmişte bir içeriğin geniş kitlelere ulaşabilmesi için televizyon kanalları, sinema salonları veya büyük dağıtım ağlarına ihtiyaç duyulduğunu, bugün ise güçlü bir içeriğin dijital platformlar aracılığıyla çok kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğini söyledi. Öngüç, bu değişimin yalnızca içeriğin yayınlandığı mecraları değil, prodüksiyon süreçlerini ve izleyiciyle kurulan ilişkiyi de değiştirdiğine dikkat çekti. “HİKÂYE ANLATICILIĞI HÂLÂ EN ÖNEMLİ UNSUR” Teknolojinin gelişmesiyle kaliteli görüntü üretmenin geçmişe göre kolaylaştığını ifade eden Öngüç, profesyonel yapımcılığın yalnızca teknik ekipmanla ölçülemeyeceğini vurguladı. Doğru hikâyeyi anlatmanın, doğru ekibi oluşturmanın ve izleyicide duygu yaratabilmenin hâlâ işin temelini oluşturduğunu belirten Öngüç, teknolojinin yaratıcı düşüncenin önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. REKLAM DÜNYASINDA YENİ DÖNEM Reklam sektörünün de dijitalleşmeyle birlikte büyük bir dönüşüm yaşadığını anlatan Öngüç, artık yalnızca tek bir reklam filmi üretmenin yeterli olmadığını ifade etti. Markaların aynı kampanya içerisinde televizyonun yanı sıra Instagram Reels, TikTok, YouTube ve farklı dijital platformlara özel içerikler üretmek zorunda kaldığını belirten Öngüç, prodüksiyon şirketlerinin de bu çoklu yayın anlayışına uyum sağlaması gerektiğini kaydetti. YAPAY ZEKÂ PRODÜKSİYON DÜNYASINI NASIL DEĞİŞTİRECEK? Yapay zekânın yapım sektöründe giderek daha fazla kullanılmaya başlanmasını da değerlendiren Öngüç, teknolojinin sektörü ortadan kaldıracak bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Yapay zekânın fikir geliştirme, ön görselleştirme ve post prodüksiyon gibi birçok alanda süreçleri hızlandırabileceğine dikkat çeken Öngüç, insan yaratıcılığı ve duygusunun ise yapım dünyasının merkezinde kalmaya devam edeceğini ifade etti. TÜRK YAPIMLARININ ULUSLARARASI POTANSİYELİ Türkiye’nin güçlü bir hikâye anlatma kültürüne ve önemli bir prodüksiyon tecrübesine sahip olduğunu belirten Öngüç, Türk yapımlarının uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma gelebileceğine dikkat çekti. Uluslararası ortak yapımların artırılmasının önemine değinen Öngüç, Türkiye’nin sahip olduğu yaratıcı insan kaynağı ve prodüksiyon tecrübesinin dünya pazarında önemli fırsatlar oluşturabileceğini söyledi. GENÇLERE ÇAĞRI: TEK BİR ALANLA SINIRLI KALMAYIN Sektöre adım atmak isteyen gençlere de tavsiyelerde bulunan Öngüç, günümüz yapım dünyasında yalnızca kamera kullanmayı bilmenin yeterli olmadığını belirtti. Kurgu, senaryo, sosyal medya, yapay zekâ ve değişen izleyici davranışlarının birlikte takip edilmesi gerektiğini ifade eden Öngüç, gençlerin teknolojiyi kullanırken hikâye anlatma becerilerini de geliştirmelerinin önemine dikkat çekti. Sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini özetleyen Önder Öngüç, değişimin yalnızca ekranlarda değil, izleyicinin beklentilerinde de yaşandığını vurgulayarak şu ifadeyi kullandı: “Ekran değişiyor, izleyici değişiyor ve buna ayak uyduramayan içerik anlayışı geride kalıyor.”

Şarkı sözü yazarı ve besteci Engin Doğanay: “Artık herkes bir tuşla söz yazarı olduğunu düşünüyor”   Haber

Şarkı sözü yazarı ve besteci Engin Doğanay: “Artık herkes bir tuşla söz yazarı olduğunu düşünüyor”  

Yapay zekânın müzik sektöründeki etkisi her geçen gün artarken, söz yazarlığı ve bestecilik de bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Besteci ve söz yazarı Engin Doğanay, teknolojinin sunduğu imkanların önemli olduğunu ancak sanatın özünü değiştirmemesi gerektiğini söyledi. Yapay zekânın doğru kullanıldığında üretim sürecini hızlandırabileceğini belirten Doğanay, son dönemde yaşanan gelişmelerin mesleğin algısını da değiştirdiğine dikkat çekti. “Bugün bir uygulamaya birkaç cümle yazıp şarkı sözü oluşturan birçok kişi kendisini söz yazarı olarak tanımlıyor. Her ne kadar -trajikomik olarak- teknolojinin ürettiği bu şarkılar, kendini söz yazarı olarak adlandıran bazı isimlerden daha iyi işler çıkarsa da, söz yazarlığı sadece kafiyeden ibaret değildir. Yaşanmışlık, duygu, hikâye, edebi birikim ve vizyon gerektirir” ifadelerini kullanan Doğanay, teknolojinin insanın yerini alması değil, üretim sürecini desteklemesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekânın sıfırdan üretilmiş, sözü ve müziği bu işin ehli kişiler tarafından orjinal olarak hazırlanmış şarkıların sadece demosunun yapımında kullanılmasını sonuna kadar desteklediğini açıklayan Doğanay, tamamen teknoloji kullanılarak hazırlanan herhangi bir sanat eserinin insan dokunuşu olmadan eksik ve kusurlu olacağını düşündüğünü belirtti. “Yapay zekâ bana farklı bakış açıları sunabilir ama bir şarkının ruhunu hâlâ insan belirliyor. Dinleyicinin kalbine dokunan şey algoritma değil, samimiyettir.” dedi. Bunun yanında Doğanay, ‘’yapay zeka öncesinde neredeyse hiçe yakın oranda yaratıcılık kullanan, orjinal işler yapmak yerine yapılmış işleri tekrar eden veya yabancı sanatçıları taklit ederek iş yapmaya çalışan bir kaç şarkıcımızın, sanki dün çok orjinal işler yapmış gibi, bugün yapay zeka işimizi elimizden alıyor yakınmalarını da gülerek izliyorum’’ dedi. Müzik sektöründe yapay zekâ kullanımının önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacağını ifade eden Doğanay, bununla birlikte gerçek söz yazarları ve bestecilerin değerinin de daha iyi anlaşılacağına inandığını belirtti. “Eskiden herkes fotoğraf çekemezdi, bugün herkes çekiyor ama iyi fotoğrafçı sayısı değişmedi. Müzikte de aynı durum yaşanacak. Yapay zekâya herkes ulaşabilir ama kalıcı eser üretmek hâlâ sanatçının yeteneğine bağlı.” değerlendirmesinde bulundu. Doğanay, teknolojiyi reddetmek yerine doğru kullanmanın önemine işaret ederek, “Yapay zekâ rakibimiz değil, doğru kullanıldığında güçlü bir yardımcıdır. Ancak sanatın merkezinde her zaman insan kalacaktır” diye konuştu.

BOYA’dan Yapay Zekâ Destekli Yeni Nesil Ses Kaydedici: “Notra” Dikkat Çekiyor. Haber

BOYA’dan Yapay Zekâ Destekli Yeni Nesil Ses Kaydedici: “Notra” Dikkat Çekiyor.

Ses teknolojileri alanında geliştirilen yapay zekâ destekli yeni nesil kayıt cihazları dikkat çekmeye devam ediyor. Son dönemde tanıtılan “BOYA Notra” isimli cihaz ise yalnızca ses kaydı almakla kalmıyor, aynı zamanda konuşmaları otomatik olarak yazıya dökebiliyor ve toplantı özetleri hazırlayabiliyor. Özellikle gazeteciler, içerik üreticileri, öğrenciler ve iş dünyasına yönelik geliştirilen cihaz; röportaj, toplantı ve telefon görüşmelerini kayıt altına alabiliyor. Yapay zekâ destekli sistem sayesinde kaydedilen konuşmalar saniyeler içerisinde metne dönüştürülürken, cihazın konuşmacıları ayırt ederek not oluşturabildiği belirtiliyor. Kredi kartına yakın kompakt boyutuyla öne çıkan cihazın 64 GB dahili hafızaya sahip olduğu ve uzun süreli kayıt imkânı sunduğu ifade ediliyor. Yapay zekâ destekli gürültü engelleme sistemi sayesinde kalabalık ortamlarda daha temiz ses kaydı alınabildiği aktarılıyor. 140’tan fazla dili desteklediği belirtilen cihazın; toplantı özeti çıkarma, yapılacaklar listesi oluşturma ve içerik düzenleme gibi özellikleriyle klasik ses kayıt cihazlarından ayrıldığı değerlendiriliyor. Teknoloji uzmanlarına göre yapay zekâ destekli ses kayıt sistemleri, özellikle medya ve iş dünyasında not alma alışkanlıklarını değiştirmeye hazırlanıyor. Yeni nesil cihazların, kullanıcıların zaman kaybını azaltarak içerik üretim süreçlerini hızlandırması bekleniyor. Firmanın Sosyal Medya Hesapları: @bikamera ve @boyamic_turkiye

Üstün Patent Sahibi Özlem Arslan Kart: Fikri Mülkiyet, Şirketlerin En Güçlü Güvencesi Haber

Üstün Patent Sahibi Özlem Arslan Kart: Fikri Mülkiyet, Şirketlerin En Güçlü Güvencesi

Fikri mülkiyet alanında yaşanan gelişmeler, girişimciler ve şirketler için patentin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Üstün Patent Sahibi Özlem Arslan Kart, fikri hakların yalnızca hukuki bir prosedür değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir güvence olduğunu belirtti. Kart, özellikle girişimciler ve KOBİ’ler arasında yaygın olan “önce üretelim, sonra koruruz” anlayışının ciddi riskler barındırdığına dikkat çekerek, fikri mülkiyet korumasının işin en başında ele alınması gerektiğini vurguladı. Koruma altına alınmayan fikirlerin, kısa sürede üçüncü kişiler tarafından tescillenerek hak kaybına yol açabildiğini ifade etti. Patent ve marka tescilinin yalnızca bir belge olarak görülmemesi gerektiğini belirten Özlem Arslan Kart, bu sürecin şirketlerin yatırım alabilme kapasitesini doğrudan etkilediğini kaydetti. Kart’a göre yatırımcılar, artık yalnızca ürün veya hizmete değil, bu ürünün fikri mülkiyet altyapısına da odaklanıyor. Yazılım, sağlık teknolojileri, yapay zekâ, savunma sanayi ve gıda sektörlerinde fikri mülkiyet ihlallerinin daha sık gündeme geldiğini belirten Kart, bu alanlarda faaliyet gösteren firmaların profesyonel destek almadan ilerlemesinin ciddi kayıplara neden olabileceğini söyledi. Özlem Arslan Kart, patentin yalnızca hak sahipliğini değil, aynı zamanda rekabet gücünü ve sürdürülebilirliği temsil ettiğini vurgulayarak, fikrini koruma altına alan şirketlerin hem ulusal hem de uluslararası pazarda daha güçlü bir konum elde ettiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.