Hava Durumu

#Yaratıcılık

- Yaratıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaratıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LEVENT İNCE: “TAKLİT EDEREK DİKKAT ÇEKEBİLİRSİNİZ; ÖZGÜN OLARAK İZ BIRAKIRSINIZ” Haber

LEVENT İNCE: “TAKLİT EDEREK DİKKAT ÇEKEBİLİRSİNİZ; ÖZGÜN OLARAK İZ BIRAKIRSINIZ”

Başkent İletişim Akademisi Kurucusu Levent İnce, Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’nun sorularını yanıtladı. İletişim eğitiminden yapay zekâya, medya sektörünün geleceğinden gençlerin kariyer yolculuğuna kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan İnce, iletişim dünyasında kalıcı olmanın yolunun özgünlükten geçtiğini söyledi. 1999 yılında Başkent İletişim Akademisi’ni kurarken amacının yalnızca bir eğitim kurumu oluşturmak olmadığını belirten Levent İnce, insanların kendi seslerini bulabilecekleri bir alan yaratmayı hedeflediğini ifade etti. İnce, “İnsanların büyük bir kısmı aslında bilgisizlikten değil, kendilerini ifade edememekten dolayı geride kalıyor. Çok şey biliyorlar ama anlatamıyorlar. Çok şey hissediyorlar ama aktaramıyorlar” dedi. İletişim eğitimini teknik becerilerin ötesinde değerlendirdiğini vurgulayan İnce, diksiyon, oyunculuk ve spikerliğin insanın kendisini keşfetme yolculuğunun parçaları olduğunu söyledi. “ŞÖHRET İLE BAŞARI AYNI ŞEY DEĞİL” Savaş Uğurlu’nun, iletişim, medya ve oyunculuk sektörlerine adım atmak isteyen gençlerin en büyük yanılgısının ne olduğuna ilişkin sorusuna İnce, “Şöhret ile başarıyı aynı şey sanmaları” yanıtını verdi. Sosyal medya çağında görünür olmanın kolaylaştığına ancak görünür olmak ile değer üretmenin aynı anlama gelmediğine dikkat çeken İnce, gençlerin sonuçtan çok sürece odaklanmaları gerektiğini söyledi. İnce, “Ekranın arkasında yıllar süren emek, disiplin, eğitim ve sabır vardır. İletişim dünyasında kalıcı olmak istiyorsanız önce kendinizi inşa etmeniz gerekir. Çünkü insanın kariyeri, karakterinin önüne geçtiğinde başarı kısa ömürlü olur” ifadelerini kullandı. “GELECEĞİN EN DEĞERLİ BECERİSİ BİLGİYİ ANLAMLANDIRMAK OLACAK” Yapay zekânın iletişim dünyasını ve eğitim sistemini hızla değiştirdiğini belirten İnce, bilgiye ulaşmanın artık tek başına yeterli olmadığını söyledi. Geleceğin iletişimcilerinde eleştirel düşünme, yaratıcılık ve empati becerilerinin öne çıkacağını ifade eden İnce, “Bir zamanlar insanlar bilgiye ulaşmak için yıllar harcıyordu. Bugün birkaç saniyede ulaşabiliyoruz. Bu nedenle geleceğin en değerli becerisi bilgi sahibi olmak değil; bilgiyi anlamlandırabilmek olacak” dedi. Yapay zekânın birçok işi kolaylaştıracağını kaydeden İnce, teknolojinin insanın merak etme, sorgulama ve özgün düşünme becerisinin yerini alamayacağını vurguladı. “TAKLİT EDEREK DİKKAT ÇEKEBİLİRSİNİZ” Başkent İletişim Akademisi mezunlarının sektörde fark yaratmasını sağlayan temel unsurun özgünlük olduğunu belirten İnce, kariyerlerinde uzun süre kalıcı olmayı başaran isimlerin ortak özelliklerinden birinin kendi kimliklerini ortaya koyabilmeleri olduğunu söyledi. İnce, bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “Taklit ederek dikkat çekebilirsiniz ama özgün olarak iz bırakırsınız.” Akademide öğrencilere yalnızca meslek öğretmediklerini ifade eden İnce, gençlerin kendi kimliklerini oluşturabilmelerine ve özgüven kazanmalarına da önem verdiklerini belirtti. “GÜVEN, İLETİŞİMİN TEMEL PARA BİRİMİDİR” Medya ve iletişim dünyasında hızın artmasının etik üzerinde baskı oluşturduğunu belirten İnce, özellikle “ilk olma” yarışının doğru bilgi ve derinliğin önüne geçmemesi gerektiğine dikkat çekti. “Güven, iletişimin temel para birimidir” diyen İnce, genç iletişimcilere doğru bilgiye sadık kalmaları, insan onuruna saygı göstermeleri ve popülerlik uğruna karakterlerinden vazgeçmemeleri çağrısında bulundu. “TEKNOLOJİYE HÂKİM OLUN AMA TESLİM OLMAYIN” Önümüzdeki 10 yılda medya ve içerik üretiminde önemli bir dönüşüm yaşanacağını belirten İnce; yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin artacağını, sanal sunucuların ekranlarda daha fazla görüleceğini ve dijital platformların ağırlığının büyüyeceğini ifade etti. Ancak teknolojideki bütün değişime rağmen iletişimin merkezinde insanın kalacağını söyleyen İnce, “İnsan yine güvenmek isteyecek. İnsan yine etkilenmek isteyecek. İnsan yine hikâyelere ihtiyaç duyacak” dedi. Gençlere teknolojiye hâkim olmalarını ancak teknolojiye teslim olmamalarını öneren İnce, “Araçlar değişir. İnsan değişmez. İletişimin özü hâlâ insan ruhuna dokunabilme becerisidir” ifadelerini kullandı. GENÇLERE SON MESAJ Breaking News Genel Yayın Yönetmeni Savaş Uğurlu’nun, “Bugün Türkiye’deki gençlere tek bir cümleyle seslenme şansınız olsa ne söylerdiniz?” sorusuna İnce şu yanıtı verdi: “Kendinizi başkalarıyla yarıştırmayı bırakın; enerjinizi kendi potansiyelinizi keşfetmeye harcayın, çünkü dünyanın sizden beklediği şey kendiniz olabilmektir.”

Şarkı sözü yazarı ve besteci Engin Doğanay: “Artık herkes bir tuşla söz yazarı olduğunu düşünüyor”   Haber

Şarkı sözü yazarı ve besteci Engin Doğanay: “Artık herkes bir tuşla söz yazarı olduğunu düşünüyor”  

Yapay zekânın müzik sektöründeki etkisi her geçen gün artarken, söz yazarlığı ve bestecilik de bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Besteci ve söz yazarı Engin Doğanay, teknolojinin sunduğu imkanların önemli olduğunu ancak sanatın özünü değiştirmemesi gerektiğini söyledi. Yapay zekânın doğru kullanıldığında üretim sürecini hızlandırabileceğini belirten Doğanay, son dönemde yaşanan gelişmelerin mesleğin algısını da değiştirdiğine dikkat çekti. “Bugün bir uygulamaya birkaç cümle yazıp şarkı sözü oluşturan birçok kişi kendisini söz yazarı olarak tanımlıyor. Her ne kadar -trajikomik olarak- teknolojinin ürettiği bu şarkılar, kendini söz yazarı olarak adlandıran bazı isimlerden daha iyi işler çıkarsa da, söz yazarlığı sadece kafiyeden ibaret değildir. Yaşanmışlık, duygu, hikâye, edebi birikim ve vizyon gerektirir” ifadelerini kullanan Doğanay, teknolojinin insanın yerini alması değil, üretim sürecini desteklemesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekânın sıfırdan üretilmiş, sözü ve müziği bu işin ehli kişiler tarafından orjinal olarak hazırlanmış şarkıların sadece demosunun yapımında kullanılmasını sonuna kadar desteklediğini açıklayan Doğanay, tamamen teknoloji kullanılarak hazırlanan herhangi bir sanat eserinin insan dokunuşu olmadan eksik ve kusurlu olacağını düşündüğünü belirtti. “Yapay zekâ bana farklı bakış açıları sunabilir ama bir şarkının ruhunu hâlâ insan belirliyor. Dinleyicinin kalbine dokunan şey algoritma değil, samimiyettir.” dedi. Bunun yanında Doğanay, ‘’yapay zeka öncesinde neredeyse hiçe yakın oranda yaratıcılık kullanan, orjinal işler yapmak yerine yapılmış işleri tekrar eden veya yabancı sanatçıları taklit ederek iş yapmaya çalışan bir kaç şarkıcımızın, sanki dün çok orjinal işler yapmış gibi, bugün yapay zeka işimizi elimizden alıyor yakınmalarını da gülerek izliyorum’’ dedi. Müzik sektöründe yapay zekâ kullanımının önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacağını ifade eden Doğanay, bununla birlikte gerçek söz yazarları ve bestecilerin değerinin de daha iyi anlaşılacağına inandığını belirtti. “Eskiden herkes fotoğraf çekemezdi, bugün herkes çekiyor ama iyi fotoğrafçı sayısı değişmedi. Müzikte de aynı durum yaşanacak. Yapay zekâya herkes ulaşabilir ama kalıcı eser üretmek hâlâ sanatçının yeteneğine bağlı.” değerlendirmesinde bulundu. Doğanay, teknolojiyi reddetmek yerine doğru kullanmanın önemine işaret ederek, “Yapay zekâ rakibimiz değil, doğru kullanıldığında güçlü bir yardımcıdır. Ancak sanatın merkezinde her zaman insan kalacaktır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.